Bazen neyin dogru, neyin yanlis olduguna karar veremiyorum ben ve ne aci ki omzuna huzurla yaslanip “o en dogrusunu bilir” dedigim birini bile bulamiyorum. Ben ihtiyac duyulasi anlarda bile guven sorununu en dibine kadar hissediyorum.
Kimdi benim birlikte gulduklerim, kimdi sirtimi sivazlayip “hepsi gecicek” diyenler.. Belki de simdi hepsi cok cok ayri yerdeler.
Bi memnuniyetsizligin icine sokuluyorum ister istemez. Bi de kilif uyduruyorum buna hicbiri yetmezmis gibi: “mukemmeliyetcilik” diyorum ben adina. Her sey icime sinsin diye boyle olmaktan, takmamam gereken bircok seyle zihnimi yormaktan ben de sikiliyorum bi sure sonra. “vazgecsen, simdi su an burda, birden biraksan” diyorum kendime, her birak dedigimde daha cok baglaniyorum ben bu hastalikli halime. Tipki sigaranin yanisiyla bitisi arasindaki sure gibi, tipki o degme tiryakilerin “ben istesem bugun birakirim” dedikleri gibi.
Ben aslinda simdi basliyorum hayati daha da umursamamaya, o “an”i yasamama engel olan mukemmeliyetci yapimi icten, sicak ve alayci bi kahkahaya birakmaya.
Evet, yavas yavas basliyorum galiba. Hic dusunmeden, dilimden ne dokuluyorsa yazmam gibi, “bu gece benim gecemdi, bosverdim” demem gibi.
Hayat kime adil, kime degil bilmem ama boylesi cok daha iyi.

21.10.11 -Elif.

CUDDLE FUDDLE by DEDDY